Heyoo! Doğum Kilolarından Kurtuldum: Glutensiz Yaşam mı? I said ‘YES’ and You? :)

Ekim 5, 2017

  Evet kızlar doğum kilolarımdan tam olarak 2 ayda kurtuldum ve şuan eski formuma geri döndüm. Peki nasıl mı? Kim görse nasıl verdin doğum kilolarını diyor, her defasında çok kilo almamıştım desem de 6 kilo fazlam olması benim için fazlaydı. Hiç konuyu uzatma niyetinde değilim, doğumdan yaklaşık 20 gün sonra kendimi kızımın trambolinin de zıplarken buldum.
   Doğumdan sonra bağırsaklarımı temizlemek açısından çok fazla katı gıda tüketmedim ve bunun kilo vermemde  çok etkisi oldu. Yani ilk olarak bağırsaklarımı hazırladım bu zorlu tempoya, daha sonraları ilk başlarda kızım tutturduğu için, daha sonra ise keyif aldığım için trambolinde zıplamaya başladım. Ayrıca sabah erken kalkıp ip atladım, arkasından da zıplıyordum ve en sonunda da evde pilates yapıyordum. Şuraya önemli bir dip not bırakmak istiyorum, yeni doğum yapan biri yaklaşık 2 ya da 3 ay mekik tarzı, karın kaslarını zorlayıcı hareketler yapmamalı. İlk olarak pelvis kaslarını çalıştıracak bazı hafif egzersizler ve ısınma hareketleriyle başlamalısınız. Eğer doğrudan karın kaslarına ağırlık verirseniz karın bölgenizde kalıcı deformeler olabilir. Ben ip atlayıp zıpladıktan sonra genelde yer hareketlerinde bacaklarıma ağırlık veriyordum. Bu şekilde yaklaşık 1 ay geçirdim, daha sonraları ise önceden aldığım bir kitap sayesinde (JJ Virgin Diyeti) glütensiz beslenmeye yöneldim. Kitapta söylenilen şey, glütene ek olarakn7 besini daha hayatımızdan çıkarmamızdı.(En az 21 gün) Bunlar; Glüten, Şeker, Mısır, Yer fıstığı, soya, süt ve süt ürünleri ve yumurta. Biliyorum bu size de ilk etapta yok artık dedirtebilir. Sadece glüteni de hayatımdan çıkarabilirdim ama ben bu 7 besini hayatımdan çıkardım. Ne mi oldu, kendimi daha dinç, daha zihni açık, daha fit hissetmeye başladım. Paket ürünleri yemeden önce muhakkak içeriğini okuma alışkanlığı edindim. Açıkçası kitabı okuduktan sonra hiç rafine edilmiş paket ürünleri yemiyorum, zaten canım da istemiyor. JJ Virgin birçok acımasız gerçekle yüzleşmemi sağladı. Bu size birazcık çılgınlık olarak gelebilir, bu 7 besini hayatınızdan çıkarmak çok zor olabilir. Hatta annemle yeni beslenme tarzımı paylaştığımda, ilk önce merakla sordu, anlattıktan sonra derin bir sessizliğe gömüldü.:):)
    Peki glütensiz beslenme nedir? Glüten nedir? Glüten intoleransı nedir? JJ Virgin diyor ki ‘Glüten buğday, arpa, çavdar ve çoğu işlenmiş gıdalarda bulunan bir çeşit proteindir. Çoğumuz protein denilince, ‘Oo, iyi, sağlıklı bir şey,’ diye düşünürüz ama bazı proteinler vücudumuza zarar verir ve glüten de bulunan proteinler de en fazla zarar verenler arasında yer alır. Glüten ince bağırsakta besin emiliminin gerçekleştiği mikrovillüslere zarar vererek sindirimi bozar. Glüten aynı zamanda bağırsaklarınızı daha geçirgen hale getirerek sızıntılı bağırsak sendromuna, gıda intoleransına, bağışıklık sorunlarına, yangıya, ayrıca besin emilimini ve B12 vitamini üretimini gerçekleştirememenize yol açar. Bütün bunlar üst üste konulduğunda da glüten birden fazla nedenden ötürü kilo almanıza ve aldığınız kiloları verememenize neden olur.’ Bu 7 besin vücudumuzun en çok tolere edemediği besinler olduğu için bu besinleri 21 gün boyunca yemiyoruz. 21 günden sonra azar azar yemeğe başlıyoruz ve hangi besine karşı intoleransımız olduğunu anlamış oluyoruz. Ne yazık ki intolerans alerji gibi çok belirgin yan etkilerde bulunmadığı için bunu anlamamız daha zor oluyor. Bu yüzden glüteni kısa bir süre hayatınızdan çıkararak bu farkı anlayabilirsiniz. Bu konu o kadar kapsamlı bir konu ki, şuan sizlere sadece bir kısmından bahsettim. Eğer ilginizi çektiyse benimle iletişime geçin, sizlere kitap önerilerinde bulunabilirim.
    Şimdi ise, sizlere sürekli tükettiğiniz besinlerin yerine tüketebileceğiniz gıda önerilerinde bulunacağım. Makarna yerine; Kinoa makarnası, spagetti kabağı( yapılışı çok kolay internetten bakabilirsiniz), pilav( siyah ya da esmer pirinçle). Buğday&Çavdar unu yerine; Badem unu, hindistan cevizi unu, leblebi tozu, nohut unu, glütensiz yulaf unu, glütensiz karabuğday unu, keten tohumu unu. Buğday&Mısır ekmeği dürümü yerine; Esmer pirinç dürümü, marul dürümü. Soya sosu yerine; Hindistan cevizi sosu. Kuskus yerine; Kinoa. Pizza hamuru yerine; Patlıcan dilimleri, kültür mantar.Yağ olarak ben zeytin yağı ve hindistan cevizi yağını öneriyorum. Özellikle hindistan cevizi yağı mükemmel, ben cildime, tatlılarıma ve yemeklerime tüm her şeye kullanıyorum. Bunun haricinde keten tohumunu da çok sık kullanıyorum. Mercimek, nohut ve karabuğday vazgeçilmezim. Genellikle nişastasız sebze tüketiyorum. Çiğ kuruyemiş ve tabi ki de proteinimi( balık, et ve tavuk) kesinlikle aksatmıyorum. Son olarakta süt tercihimi daha çok laktozsuz sütten yana kullanıyorum, bunun yanında hindistan cevizi sütünü de çok sık kullanıyorum. Anlatacağım o kadar çok şey var ki ama biraz uzun sürebilir. Bu yüzden burada bitirmek istiyorum.
   Son olarak bu tarz beslenme artık benim hayat tarzım ve sürekli bu şekilde besleniyorum ve gerçekten sonuçlarından çok mutluyum. Ben vücudumun bana verdiği mesajları alarak beslendiğim için pek bir sorun yaşamıyorum. Herkes vücudunun neye tepki verdiğini bilerek beslenirse o zaman kilo sorunları ortadan kaybolur. En önemlisi de kendinizi sevmeniz, bu tüm başlangıçların kilit noktası bence.

 

Bunları da beğenebilirsin

Yorum Yok

Cevap bırakın